Meme Kanseri

Günümüzde her sekiz kadından birinde meme kanseri görülebilmektedir , görülme yaşı ise oldukça düşmüştür.  Normal olarak meme kanseri nin en yaygın görüldüğü yaşlar ellili yaşlardır. Ancak artık günümüzde bu yaş skalası 30’lu yaşlara kadar düşmüştür. Buna yol açabilecek birçok faktör mevcuttur.Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Ancak eskiden görülme sıklığı 12 kişide bir iken, günümüzde görülme oranının 8 kadından birinde olması, alınması gereken önlemlerin ne denli mühim olduğunu da ortaya koyuyor.

Ülkemizde her sene, ortalama olarak 35 binin üzerinde yeni meme kanseri vakası bildirilmekte.Batı’ya doğru gidildikçe meme kanserinin görülme oranı ve sıklığı da artış göstermektedir.

Meme dokusunda süt kanalları ve süt bezleri vardır.En yaygın görülen meme kanseri tipi; memenin süt kanallarından (ductus) kaynaklanan invazif duktal kanserdir. Bunun dışında süt üreten bezlerden köken alan “lobüler” kanserler de yaygın olarak görülmektedir. Meme kanseri için en önemli risk faktörü genetiktir.Genetik yapıda meydana gelen faktörler ve yaşlanma sebebiyle de meme kanseri riskinde artış görülmektedir.

Meme Kanseri Hakkında 

Meme kanseri sebepleri nelerdir?

Yaşlanma ve kadın cinsiyeti meme kanseri için en önemli risk faktörleri arasındadır. Bunun dışında risk faktörleri ise:

  • İlk doğumu 30 yaşından sonra yapmak,
  • İlk doğumu 18 yaşından önce yapmak.
  • Görülen ilk adetin çok erken yaşta olması,
  • Menopoz yaşının 55 yaşından sonra olması meme kanseri riskini arttırmaktadır.
  • Doğum kontrol haplarının çok uzun vadede kullanımı, meme kanseri riskini arttırmaktadır. Bunun dışında beş yıldan uzun süre doğum kontrol hapı kullanımında kalp krizi, inme, kalın bağırsak ve yumurtalık kanseri riski de oldukça artmaktadır. Bu riskler çoğunlukla sigara kullanan ve doğum kontrol haplarını da eş zamanlı olarak kullanan kadınlarda görülmektedir. Doğum kontrol hapı kullanırken kesinlikle sigara kullanılmamalıdır.
  • Menopoz döneminden sonra uzun vadede hormon tedavisi görmek de meme kanseri için risk faktörünü arttırmaktadır. Bu durumda uzun vadede progesteron ve östrojen hormonlarına maruz kalan vücut, meme kanseri için yatkın hale gelmektedir.
  • Menopoz döneminde beslenme düzenine dikkat etmemek ve yağ oranı yüksek gıdalarla beslenmek meme kanseri riskini arttıran önemli faktörlerdendir.
  • Aşırı alkol tüketimi direkt olarak üreme organlarına zarar vermektedir. Bu alışkanlıklar kısırlığa yol açabileceği gibi meme kanseri riskine de sebep olmaktadır.
  • Ailede meme kanseri öyküsünün mevcut olması, kişide meme kanseri riskini arttıran en önemli faktördür.

Meme kanseri belirtileri nelerdir ?

Meme kanserinin en sık görülen belirtisi, memede ağrısız fakat zamanla büyüyen bir kitlenin hissedilmesidir. Meydana gelen bu kitle sert ve hareketsiz bir şekildedir. Ancak kitlenin çevresindeki meme dokusu ile birlikte hareket ettirilmesi mümkündür. Meme kanserinde ağrı genellikle ilk evrede değil ilerleyen evrelerde meydana gelir. Kadının memesinde meydana gelen kitle 1 santimetre büyüklüğünde ulaştığında rahatlıkla elle kontrol edilerek fark edilebilir.

Memede yaşanan çekintiler, deride kalınlaşma, şişlik, deride tahriş ya da meme ucunda hassaslaşma gibi durumlarda meme kanserinin belirtileri arasındadır. Meme kanserinde ağrılı ve kanlı akıntı kanserin ilerleyen evrelerinde ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden kadının vücudunda meydana gelen bu değişimleri fark etmesi halinde hemen uzman bir doktora görünmesi gerekmektedir.

Meme kanseri belirtilerinde zaman kaybetmeden bir doktora başvurulması gereken durumlar: 

  • Memede veya koltukaltında meydana gelen sertleşme ya da şişlik.
  • Meme cildinde kızarıklık, yaralanma veya tahriş yaşanması durumunda
  • Meme ucunda kabuklanma, soyulma gibi değişimler
  • Meme cildinde portakal kabuğu görünümünde ödem, şişlik ve içe doğru çekintilerin yaşanması
  • Memenin şeklinde bozukluk, memede büyüme, memenin renginde kızarıklık ve renk değişikliği olması

Meme kanserinin evreleri nelerdir?

 

Meme kanseri evrelemesi Amerikan Kanser Birliği tarafından Evre 1-2-3-4 olarak  belirlenmiştir.

Erken Evre Meme Kanseri –> Evre 1 : Kanser memede sınırlı ve 5 cm’den küçüktür. Lenf nodlarına veya diğer organlara yayılmamıştır.

Lokal İleri Meme Kanseri –> Evre 2-3 : Kanser 5 cm’den büyüktür . Koltuk altı veya memeye komşu lenf nodlarına yayılmıştır.Ancak diğer organlara yayılmamıştır.

İleri Evre Meme Kanseri –> Evre 4 : Kanser diğer organlara yayılmıştır.

Meme kanserinde teşhis için hangi tetkikler yapılır?

Detaylı sorgulama ve fizik muayene sonrası diğer tetkikler yapılır.

Ultrasonografi: Radyasyon içermez. Ses dalgaları kullanılarak meme dokusundaki anormal bulgular araştırılır.Ultrasonografi ile memedeki bir kitlenin özelliklerine bakılarak iyi veya kötü huylu olup olmadığı tahmin edilebilir.İyi huylu kitlelerin sınırları düzgün, oval şekilde, hareketli ve esnektirler.Kötü huylu kitleler ise sınırları düzensiz, yuvarlak, hareketsiz ve serttirler.

Mammografi: Radyasyon içerir. Meme dokusu bir makinada hafifçe sıkıştırılarak röntgeni çekilir.Mammografide de iyi ve kötü huylu kitlelerin görüntüsü farklıdır.Ayrıca mammografide mikrokalsifikasyon dediğimiz tuz serpiştirilmiş gibi alanlar görülebilir.Bu mikrokalsifikasyonlar bir bölgede kümelenmiş ve hepsi farklı şekillerde ise bir malignityi işaret edebilir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Radyasyon içermez. Genç yaşlarda veya fibrokistik meme dokusu olan kişilerin meme dokusu çok yoğun ve sert olduğundan mammografide iyi bir görüntü alınamayabilir.Veya daha önce meme ameliyatı geçirmiş kişilerde de aynı sorunla karşılaşılabiir.Bu kişilerde meme MR’ı daha iyi sonuç verecektir.

İğne Biyopsisi: Memede muayene ve görüntüleme yöntemleriyle şüpheli bir kitle saptandığında kesin tanı için iğne biyopsisi yapılmalıdır. Bunun için lokal anestezi yapılır. Kitle elle hissedilebiliyorsa direk, hissedilemeyecek kadar küçük veya derinde ise bir görüntüleme yöntemi eşliğinde yapılmalıdır. Özel bir kalın iğne (Tru-cut) ile kitle içerisine girilerek kitlenin bir kaç yerinden doku örnekleri alınır.Alınan örnekler patoloji uzmanı tarafından özel boyalar ile mikroskop altında incelenerek kesin teşhis konulur.

Tomografi: Meme kanseri saptanmış bir kişide akciğer veya batın organlarına yayılma olup olmadığını anlamak için yapılır. Radyasyon içerir.

PET-CT: Radyasyon içerir. Meme kanseri saptanmış bir kişide damardan radyoaktif madde ile işaretlenmiş bir şeker molekülü verilerek tüm vücut taranır.Beyin, kalp, böbrekler ve mesane haricindeki tüm organlarda ve kemiklerde metastaz olup olmadığı saptanabilir.

Meme Kanseri Tedavisi

Teknolojideki ve genetik bilimlerdeki yeni gelişmeler ile meme kanserinin nasıl davrandığını ve tedaviye nasıl cevap vereceğini her geçen gün daha iyi anlıyoruz.Ayrıca bu gelişmeler sayesinde kişiye özel tedavi yöntemleri geliştirebiliyoruz.

Meme kanseri teşhisi koyulduktan sonra tedavi şekliniz kanserin evresine göre değişiklik gösterir.Hangi evrede olursa olsun meme kanserinin tedavisi multidisipliner yaklaşım gerektirir. Bu konuda deneyimli genel cerrahi, medikal onkoloji , radyasyon onkolojisi, radyoloji, patoloji, plastik cerrahi ve fizyoterapi uzmanları tedavi aşamalarına hasta ile birlikte karar vermelidir.

Kanserin hangi evrede olduğunu belirlemek için bazı ek tetkikler yapılacaktır. Bu tetkikler akciğer grafisi veya tomografisi , karın ultrasonografisi , gerekli ise kemik sintigrafisi veya PET-CT’dir. Bu tetkikler ile kanserin koltukaltı veya diğer bölgelerdeki lenf nodlarına , akciğere , karına , kemiğe veya vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığı saptanır.

Memedeki tümörün büyüklüğüne , lenf nodlarının durumuna ve diğer organlara yayılımına göre kanserin evresi belirlenir.

Meme kanseri evrelemesi Amerikan Kanser Birliği tarafından Evre 1-2-3-4 olarak  belirlenmiştir.

  • Erken Evre Meme Kanseri –> Evre 1

Kanser memede sınırlı ve 5 cm’den küçüktür.Lenf nodlarına veya diğer organlara yayılmamıştır.

Tedavisi öncelikle tümörün cerrahi (Meme koruyucu cerrahi , Modifiye Radikal Mastektomi , Subkutan mastektomi)  olarak çıkarılması , aynı zamanda koltukaltı ilk lenf bezinin (Sentinel Lenf Bezi Biyopsisi) alınarak lenf degerlendirmesi yapılmasıdır.

Tümör çok küçükse ve ele gelmiyorsa ameliyatta bulabilmek ve doğru alanı çıkarmak için tel (Hook-wire) ile işaretleme yapılır.Bu işlem lokal anestezi ile ultrasonografi, mammografi veya MRI eşliğinde yapılabilir.Telin ucu tümörlü alana yerleştirilir. Ameliyat sırasında tel takip edilerek tümörlü alan bulunur ve çıkarılır.

Ameliyat sırasında koltukaltından alınan lenf bezi örneği patolog tarafından incelenir.Lenf bezine yayılım saptanırsa koltukaltındaki diğer lenf nodları da çıkarılır (Aksiller Disseksiyon).

Patoloji uzmanı çıkan parçaları özel boyalarla boyayarak inceler ve birkaç gün sonra sonucu verir.Bu patoloji sonucuna göre hastaya kemoterapi veya radyoterapi verilmesi kararlaştırılır.Radyoterapi , meme koruyucu cerrahi (Tümörlü alan ve çevresindeki bir miktar sağlam meme dokusunun çıkarılması ve memenin şeklinin korunması) yapılan hastalarda şarttır.

  • Lokal İleri Meme Kanseri –> Evre 2-3

Kanser 5 cm’den büyüktür veya

Koltuk altı veya memeye komşu lenf nodlarına yayılmıştır.Ancak diğer organlara yayılmamıştır.

Bu evrede hastanın önce kemoterapi tedavisi görmesi gerekir. Kemoterapide alınan cevaba göre medikal onkoloji uzmanı ya tüm kemoterapi kürlerini ameliyat öncesi verir  ya da bir kısmını ameliyat sonrasına bırakır.

Kemoterapiden sonra cerrahi devreye girer.Meme koruyucu cerrahi , Modifiye Radikal Mastektomi veya Subkutan mastektomi yapılabilir. Kemoterapiden önce koltukaltı lenf bezlerinde yayılım olduğu biliniyorsa koltukaltı lenf bezleri çıkarılır.Kemoterapi öncesi lenf yayılımı görülmediyse koltukaltı ilk lenf bezi (Sentinel Lenf Bezi Biyopsisi) alınarak lenf degerlendirmesi yapılmalıdır.Alınan lenf bezi örneği patolog tarafından incelenir.İlk lenf bezine yayılım saptanırsa koltukaltındaki diğer lenf nodları da çıkarılır (Aksiller Disseksiyon).

Patoloji uzmanı çıkan parçaları özel boyalarla boyayarak inceler ve birkaç gün sonra sonucu verir.Bu patoloji sonucuna göre hastaya kemoterapi veya radyoterapi verilmesi kararlaştırılır.Radyoterapi , meme koruyucu cerrahi (Tümörlü alan ve çevresindeki bir miktar sağlam meme dokusunun çıkarılması ve memenin şeklinin korunması) yapılan hastalarda şarttır.

 

  • İleri Evre Meme Kanseri –> Evre 4

Kanser diğer organlara yayılmıştır.

Tedavisi kemoterapidir. Tümörün çok büyük ve memede yara yapacak şekilde olduğu hastalarda cerrahi de eklenebilir.Kemoterapi tedavisi ile metastazlar kaybolursa ve memede tümör kalırsa cerrahi olarak tümör çıkarılabilir.Ağrı yapan kemik metastazlarına radyoterapi yapılabilir.

Meme Kanseri Cerrahisi

Meme Koruyucu Cerrahi

 Meme kanserinde meme estetiğini bozmadan kanserli bölge ve çevresindeki bir miktar saglam meme dokusunun birlikte çıkarılması işlemidir. Ameliyat esnasında patoloji uzmanı inceleme yaparak kitlenin tamamen çıkarıldığını doğrular. Ameliyat kesileri memebaşı çevresindeki cizgiden veya dekoltede görünmeyecek şekilde yapılır. Ameliyat sonrası kanserli alanın çıkarılması sonucu oluşan boşluk estetik bir şekilde kapatılarak memenin estetiği korunur.

Meme kanserinde meme koruyucu cerrahi yapıldığında ameliyat sonrası radyoterapi (ışın tedavisi) şarttır.

Koltuk altı lenf bezlerinin değerlendirilmesi için sentinel lenf nodu biyopsisi veya aksiller disseksiyon yapılacak hastalarda bu işlemler aynı kesiden veya farklı kesilerden yapılabilir.

Tümörün çok büyük ve memenin küçük olduğu durumlarda , memede merkezi yerleşimli tümörlerde , memenin farklı kadranlarında birden fazla tümör olduğunda, hastanın radyoterapi alamayacağı durumlarda meme koruyucu cerrahi uygun değildir.

Tüm memenin alınması ve yeni meme yapılması işlemi

Meme dokusunun ve cildinin tamamen alınmasının (Mastektomi) kadınlarda fiziksel , psikolojik ve sosyal etkileri olmaktadır. Yeni tekniklerin gelişmesi ve cerrahların meme onarım tecrübelerinin artmasıyla meme onarımı oranı tüm dünyada artmıştır.Meme cildinin ve uygun durumlarda meme başının korunarak meme dokusunun alınması sonrası yeni meme yapılması (Meme rekonstrüksiyonu) ile kadınların yaşam kaliteleri yükselmektedir.

 

Mastektomiden sonra yeni meme yapılması hangi hastalar için uygundur?

Yeni meme yapılması, tıbbi engeli olmayan tüm meme kanseri hastalarına planlanabilir.Bu işlemin zamanlamasına ve yöntemine genel cerrahi uzmanı, onkoloji uzmanı, plastik cerrahi uzmanı ve hasta birlikte karar verirler.

 

Yeni meme yapılmasında zamanlama nasıl olmalıdır?

Erken evre meme kanserinde memenin alınmasından sonra aynı seansta yeni meme yapılabilir.Lokal ileri meme kanserinde ameliyat sonrası radyoterapi planlanıyorsa yeni meme yapım işlemi ya daha sonraya ertelenir (hastanın kemoterapi ve radyoterapisinin sonlanması beklenir ve sıklıkla bir yıl sonra yeni meme yapım sürecine başlanır) ya da birkaç basamakta tamamlanır(mastektomi sırasında göğüs adalesinin altına boş bir doku genişletici yerleştirilir ve şişirme işlemine tedavilerin bitiminden sonra başlanır).Eğer ameliyat sonrası radyoterapi alıp almayacağı belli değilse yine göğüs adelesi arkasına doku genişletici yerleştirilerek hasta fazladan bir ameliyat olmaktan kurtulmuş olur.

 

Yeni meme yapılması kimler için uygun değildir?

İleri evre meme kanseri hastalarında hastalık kontrol altına alınmadan yeni meme yapımı düşünülmez.Çok yaşlı, genel durumu bozuk, ilerlemiş kalp hastalığı, şeker hastalığı, damar hastalıkları gibi ağır sağlık sorunu olan hastalarda meme onarımı yapılmayabilir.

 

Yeni meme yapımında hangi yöntemler var?

  • Protez kullanılarak
  • Hastanın kendi dokuları kullanılarak
  • İki yöntemi birlikte kullanarak yeni meme yapılabilir.

 

Protezle yeni meme nasıl yapılır?

Meme derisinin tamamının korunduğu deri koruyucu mastektomilerde ve ayrıca meme başının da korunduğu subkutan mastektomilerde doğrudan silikon protezler yerleştirilebilir.Protez göğüs adalesinin arkasına yerleştirilir.

Mastektomi sırasında deri ve meme başı da alınacaksa göğüs adalesinin altına “Doku Genişletici” (tissue expander) denilen boş bir silikon balon yerleştirilir. Ameliyatın üzerinden yaklaşık 3 hafta geçip dokuların iyileşmesi tamamlandıktan sonra bu silikon balon tuzlu su enjeksiyonları ile şişirilmeye başlanır. Şişirme süreci 2-3 ay sürer.Doku genişletici şiştikçe, üzerindeki göğüs cildi de yavaş yavaş genişler.Bu genişleme, hamilelik sırasında kadınların karnının büyümesine benzer. Şişirme işlemi genellikle hedeflenen meme büyüklüğünün %50 fazlasına ulaşılıncaya kadar devam eder. Daha sonra hasta tekrar ameliyata alınır, doku genişletici çıkarılır ve yerine silikon protez konur.

 

Protezli onarımların avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Protezli onarımlar vücudun başka yerlerinden doku taşınmasına göre daha basit işlemlerdir.Ameliyat göğüs bölgesi ile sınırlı kalır.Ameliyat sonrasında hastalar çok daha kısa sürede normal yaşantılarına dönebilirler.Başka yerden doku taşınmadığından ilave bir iz olmaz.Onarım göğüsün orijinal cildi ile yapılır ve renk uyumu gibi sorunlar yaşanmaz.Yeni oluşturulan memede mastektomi izi dışında ilave bir dikiş izi olmaz.

İşlemin en önemli dezavantajı silikon protez gibi bir yabancı cisim kullanılıyor olmasıdır.Mastektomi hastalarında proteze bağlı sorunlar, normal meme büyütme hastalarına göre daha fazla yaşanır.Kapsül kontraktürü, protez görünürlüğü, dalgalanmalar gibi sorunlar daha sıktır.Karşı tarafla simetri oluşturmak bu yöntemde daha güçtür.Memeler ilk başta simetrik görünseler bile, zaman geçtikçe normal göğüs yaşlanıp sarkarken silikonlu taraf hep dik kalır ve asimetriler belirginleşir.Bu nedenle uzun vadede revizyon işlemlerine daha fazla ihtiyaç duyulur.

 

Meme onarımlarında yağ enjeksiyonları kullanılır mı?

Meme onarımlarında yağ enjeksiyonları son zamanlarda çok gündemde olan bir konu.Fazla bir deri kaybı olmayan ve karşı memesi küçük olan hastalarda yağ enjeksiyonu tek başına kullanılabilir.Tek sefer genellikle yeterli olmaz ve birkaç uygulama gerekebilir.Bunun dışında yağ enjeksiyonlarını diğer yöntemleri destekleyici bir işlem olarak sık kullanılır. Beraberinde verilen kök hücreler özellikle radyoterapi sonrası deride oluşan olumsuz etkilerin düzelmesinde büyük katkılar sağlar. Enjeksiyon sonrası deri yumuşar, rengi pembeleşir ve damarlanma görünümü azalır.Meme protezi ile yapılan onarımlarda protezin etrafının yağ enjeksiyonları ile doldurulması memenin daha doğal görünmesini ve daha yumuşak olmasını sağlar.

 

Yeni meme yapımı işlemleri tek seanslı mıdır?

Yeni meme yapımı genellikle tek seanslı ameliyatlardır.Sürecin tamamı bir yıla yakın bir süreye yayılır.Ancak istenen kozmetik sonucu elde edebilmek için bazen çok seanslı olabilir.Bunların arasında büyük ve ağrılı işlem, sıklıkla ilk ameliyattır.Sonraki işlemler daha kısa ve ağrısı azdır.

 

Meme başı ve çevresi ne zaman ve nasıl onarılır?

Meme onarımının tüm aşamaları bitip simetri sağlandığına kesin emin olunduğunda meme başı onarımı yapılır.Bu en son işlemdir.Meme başı, genellikle o bölgedeki cilt kendi üzerine dikilerek elde edilen bir kabarıklık şeklinde onarılır.Diğer meme başı büyük ise onun bir parçası da kullanılabilir. Meme başının çevresindeki areola denilen renkli alan ise ya diğer areoladan alınan parça ile ya da bacak iç kısmından alınan deri ile onarılabilir. Ancak en yaygın kullanılan yöntem dövme (tatoo) yaptırmaktır.Diğer areola ile aynı renkte dövme yapılarak simetri sağlamak mümkündür.Son derece pratik olduğu için en çok tercih edilen yöntem dövme yaptırmaktır.

 

Yeni meme yapımında hangi yöntemin kullanılacağına nasıl karar vereceğim?

Hangi yöntemin kullanılacağını sizin dokularınızın durumu, vücut yapınız, almış olduğunuz tedavi, radyoterapi görüp görmediğiniz, tümörünüzün evresi, diğer memenizin büyüklüğü, yaşınız, doğum yapıp yapmadığınız gibi pek çok faktör belirler. Tüm bunlar değerlendirildikten sonra kullanılabilecek seçenekler belirlenir.Bu seçeneklere hasta, doktorla birlikte bir karar verir.Meme onarımı uzun bir süreçtir ve her aşamasında karşılıklı konuşarak ortak kararlar alınır.Bu sürecin başarı ile tamamlanabilmesi için hekim ve hastanın birbirlerini iyi anlayabilmeleri ve karşılıklı güvenin oluşması son derece önemlidir.İşlemlerin her aşamasında sorunlar yaşanabilir.Bu sorunlar ancak karşılıklı güven varsa aşılabilir.

 

Yeni meme yapılmazsa ne olur?

Meme kaybı hastalarda ruhsal, sosyal ve fiziksel sorunlara yol açmaktadır.Yeni meme yapımı sürecinin başlaması ile hastalar hayatlarının kontrolünü tekrar ellerine aldıklarını hissederler ve bu durum meme kanseri sonrası düştükleri boşluk hissini, depresyonu yenmelerinde faydalı olur.Bu nedenle memesini kaybeden tüm hastalara, aksine bir durum olmadıkça, yeni meme yapılmalıdır.

Sentinel lenf bezi biyopsisi

Sentinel lenf bezi biyopsisi nedir?

Meme kanserleri lenf yoluyla yayılırlar. Memenin lenf boşalımı büyük oranda koltukaltındaki lenf bezlerine olur. Koltukaltında çok sayıda lenf bezi vardır. Meme kanserinin lenfi bu lenf bezlerinden kendisine en yakın olana ilk önce boşalır. İşte meme kanserinin lenf boşalımının olduğu bu ilk lenf bezine Sentinel Lenf Bezi denir. Ameliyat sırasında bu lenf bezinin bulunup çıkarılmasına sentinel lenf bezi biyopsisi denir. Lenf bezi çıkarılıp ameliyat sırasında patoloji uzmanı tarafından incelenir. Eğer bu lenf bezine kanserin yayılımı saptanırsa koltukaltındaki diğer lenf bezleri de çıkarılır. Yayılma saptanmazsa diğer lenf bezlerine dokunulmaz.

Sentinel lenf bezi biyopsisi neden yapılır?

Meme kanserinin evresi tümörün büyüklüğüne , koltukaltı lenf bezi tutulumuna ve uzak organ metastazına göre belirlenir. Sentinel lenf bezi biyopsisi ile meme kanserinin koltukaltına yayılıp yayılmadığı saptanarak hem kanserin evresi belirlenir hem de yayılım varsa koltukaltı lenf bezleri temizlenerek tedavi edilir. Eskiden meme kanseri tedavisinde koltukaltı lenf bezleri rutin olarak çıkarılıyordu ve bu hastalarda kolda lenfödem , sinir yaralanmaları , iyileşme sorunları yaşanıyordu. Sentinel lenf bezi biyopsisi ile koltukaltına yayılım olmayan hastalarda lenf bezleri çıkarılmasına gerek kalmadı ve bu komplikasyonlardan kaçınılmış oldu.

Sentinel lenf bezi biyopsisi nasıl yapılır?

Sentinel lenf nodunu bulabilmek için radyoaktif nanokolloid , mavi boya ve demiroksit yöntemleri vardır. Ben genellikle radyoaktif nanokolloid yöntemini kullanıyorum. Bazen de mavi boya yöntemini veya her iki yöntemi birlikte kullanıyorum. Demiroksit daha çok yeni bir yöntem.

Radyoaktif nanokolloid ameliyattan 1-2 saat önce veya 12 saat önce memebaşı çevresine 4 kadrana ciltaltı enjeksiyon olarak yapılabilir. Radyoaktif bir madde olduğu için hastanın 12 saat hamilelerle ve bebeklerle temas etmemesi önerilir. Bu madde ameliyata kadar koltukaltına giderek ilk lenf bezinde (Sentinel Lenf Bezi) takılıp kalır. Ameliyat sırasında bir gama sayaç vasıtasıyla bu lenf bezi bulunarak çıkarılır ve patoloji uzmanına verilir. Patolog frozen denilen bir işlem ile lenf bezini inceler ve sonucu söyler.

Mavi boya tekniğinde ise ameliyat esnasında meme başı çevresine mavi boya (metilen mavisi veya isosulfan blue) ciltaltı enjekte edilir. Memeye 10 dakika masaj yapılır. Boya koltukaltına giderek sentinel lenf bezini boyar. Koltukaltından yapılan bir kesiyle  boyanmış olan lenf bezi bulunup çıkarılır.

Sentinel lenf bezinin patolojik incelemesinde ne sonuçlar çıkabilir?

Ameliyat sırasında sentinel lenf bezi ameliyathanede patoloji uzmanı tarafından frozen denilen bir işlem ile incelenir. Yaklaşık 15-20 dakika içerisinde sonuç verir. Bu sonuç %95-98 oranında güvenilirdir. Ancak daha sonra akıllı boyalarla yapılan inceleme ile sonuç %1 oranında değişebilir.

  1. Metastaz saptanmaz ise koltukaltı diğer lenf bezlerine dokunulmaz.
  2. Mikrometastaz ( Lenf bezinde birkaç adet kanser hücresi görülmesi) saptanırsa hastaya ve hastalığa göre diğer lenf bezlerinin alınmasına karar verilir.
  3. Makrometastaz (Sentinel lenf bezinde 2 mm’den büyük metastaz) saptanırsa diğer lenf nodları da çıkarılır.

Sentinel lenf bezi biyopsisinden sonra kolda lenfödem olur mu?

Sentinel lenf bezi genellikle bir tanedir. Tek sentinel lenf bezi çıkarılması sonrasında kolda lenfödem riski yok denecek kadar azdır. Bazen birden fazla sayıda sentinel lenf bezi saptanıp çıkarılabilir. Bu durumda lenfödem riski daha yüksektir ancak koltukaltı tüm lenf bezlerinin çıkarılmasına göre risk hala çok düşük kalır.

Modifiye Radikal Mastektomi nedir?

Meme başı ve çevresindeki deri ile birlikte tüm meme dokusunun ve koltukaltı lenf bezlerinin alınması işlemidir.

Büyük meme tümörlerinde , memede merkezi yerleşimli ve meme başına yakın tümörlerde , memenin farklı kadranlarında birden fazla tümörün olduğu durumlarda bu ameliyat yapılır.

Ameliyat sonrası ameliyat bölgesine drenler koyulur. Drenler içerideki sıvıları dışarı alır. Birkaç gün sonra bu drenler çıkarılır.

Sorunuzu Gönderin / Yorum

Ask a question or book an appointment below. For emergencies call 911 or visit your nearest hospital

1 Yorum

  1. Hakan Akıncı

    test

    Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir